
Teslimiyet,
açık kollarla bu anı,
bu bedeni,
bu hayatı kabul etmektir.
Teslimiyet,
kendi yolunun önünden çekilerek,
yüksek irade ile uyum içinde yaşayabilmektir.
Teslimiyet,
Yüreğin bilgeliğidir.
Teslimiyet,
pasif bir boyun eğme değildir.
Teslimiyet,
her zorluğa ruhsal gelişim
ve genişleyen farkındalık
olarak bakabilmektir.
(Dan Millman – Ruhun Yasaları)

Başaracağını sanmadığın şeyleri de yap. Çünkü sol el de, alıştırma yapmadığı için başka her şeyde yetersiz olmasına karşın, sürekli alıştırma sayesinde dizginleri sağ elden daha güçlü kavrar.
(Marcus Aurelius - Düşünceler)

“Çakılacak çiviler olmasaydı çekicin bu dünyada hiçbir anlamı kalmazdı. Çiviler olsa bile, çekiç yalnızca, “Bu çivileri iki vuruşta çakabilirim,” diye düşünmekle yetinseydi hiçbir işe yaramazdı. Çekicin eylemde bulunması gerekir. Kendini marangozun ellerine bırakması ve işlevini yerine getirmesi gerekir.”
(Paulo Coelho - Hac)

Yürekten savaş, hayallerimiz uğruna verilen savaştır. Gençken ve hayallerimiz yüreğimizde ilk kez tüm güçleriyle patladığında çok cesuruzdur; ama henüz nasıl savaşılacağını öğrenmemişizdir. Büyük bir çaba göstererek nasıl savaşılacağını öğreniriz, ama o zaman da artık savaşa girecek cesareti kendimizde bulamayız. O yüzden, kendimize yönelir ve içimizde savaşırız. Kendimizin en kötü düşmanı olup çıkarız. Hayallerimizin çocukça olduğunu, gerçekleştirilemeyecek kadar zor olduğunu ya da hayatı yeterince tanımamamızdan kaynaklandığını söyleriz. Yürekten savaş vermekten korktuğumuz için hayallerimizi öldürürüz.
(Paulo Coelho – Hac)
24/12/2008 · Kategori: Kitaplardan

...
Egonun karanlık bir gölgesi olan acı-bedeni aslında bilincinizin ışığından korkar. O keşfedilmekten korkar. Onun varlığını sürdürmesi sizin onunla bilinçsizce özdeşleşmenize, ve içinizde yaşayan acıyla yüzleşmekten bilinçsizce korkmanıza bağlıdır. Ama eğer onunla yüzleşmezseniz, eğer bilincinizin ışığını acıya yöneltmezseniz, onu tekrar tekrar yaşamaya zorlanırsınız.
…
Sürdürülen bilinçli dikkat acı-bedeni ile düşünce süreçleriniz arasındaki bağı koparır ve değişim-dönüşüm sürecini başlatır. Bu, acının bilincinizin ateşinin yakıtı haline gelmesi gibidir, o zaman o daha parlak bir biçimde yanar.
Bu kadim simya sanatının ezoterik anlamıdır; bu, adi metalin altına, ıstırabın bilince dönüştürülmesidir. Böylece, içsel bölünme şifa bulur, ve siz tekrar bütün hale gelirsiniz. O zaman size düşen sorumluluk; daha fazla acı yaratmamaktır.
(Şimdi’nin Gücü Uygulama Kitabı – Eckhart Tolle)